Sagolsun Ece yazislara bayilir. Gordugunuz gibi yoklugumdan faydalanip yine yazmis dosemis. Yazsin tabii, herkesin icini dokmeye ihtiyaci var; onun olmasin da kimin olsun. Dun itibariyle butun baliklari Hakk`in rahmetine ulasti. Ama hepimizin bildigi bir gercek var ki: " Her canli olumu tadacaktir". Yine de bazi insanlar daha bir duygusal oluyor. Bir pit yapista tuz torbalarini dokuveriyorlar etrafa. Cunku 'mezokozm' gonul isidir !
Duydum ki bazi okurlarimiz acep bu 'mezokozm' ne diye dusunup duruyorlarmis. Haklilar tabii, biraz mubalaga, biraz husnu talil, biraz tesbih derken mezokozm u ozunden uzaklastirmis olabiliriz ama sunu biliniz ki o sadece "mezokozm" degil o bir orta dunya !!! Simdi bazi dunyalar vardir icinde insan olmaz, bazi insanlar vardir dunyalar onlarindir. Iste, mezokozm dedigimiz tam bu ikisinin ortasindadir. Ne icindedir cemberin, ne de disinda; yani tam ustunde. Oyle bir dunya tasavvur edin ki butun canlilar orada yasamayi arzulasin; oyle bir dunya ki hem golun icinde, hem de disinda; oyle bir dunya ki hem baliksiz hem balikli; oyle bir dunya ki hem 30 balikli hem hic baliksiz, oyle bir dunya ki hem kontrollu hem de hepten kontrolsuz...
Mezokozm ipini koparanlarin dunyasidir kisaca, oraya ulasmak buyuk bir mucadelenin sonucudur. Mezokozma ulasmanin cesitli yollari vardir mesela: Su alti taarruz "mezokozmcuklari" dibe tami tamina "30 santim" sokmaya calisirken firsattan istifade mezokozma girilebilir. Atilan bitkilerin uzerinde fi tarihinde sizi yumurtlayan bir balik ana varsa gelmeniz muhtemeldir. Ya da naylon delikler icinden gecerek ustun bi basari oykusune sahip olmus olabilirsiniz. Bunun disinda bir kurbaga gibi cevik ve bir yilan gibi kivraksaniz yine sizi durdurabilecek pek bir sey yoktur.
Bazi seyler basta garip gelebilir. Lakin biz 21. yuzyil insaniyiz, neleri gorduk; neleri sindirdik. Elbet bir gun gelecek ; nice nesiller de mezokozm sevgisini ozumseyecek ve "mezokozm" kurmak icin gerekli olan kudreti damarlarindaki asil kanda bulacaktir !!!
tuba
26 Haziran 2009 Cuma
22 Haziran 2009 Pazartesi
fish knows everything
Kizgin gunes tarafindan carpilmama karsin, bugun cocuklar gibi sendim! Elimde bir kucuk su sisesi ve icinde mini mini baliklarla eve geldim. Artik benim evim onlarin evi, yani pratikte buyuyup fanusa sigmayacaklari icin dogal ortamlarina geri verilene veyahut da ruhunu teslim edene (duygusal olmaya gerek yok, olup copu boylayana) kadar...
Diyeceksiniz ki, golde zaten surekli bunlarin olusuyle dirisiyle hasir nesir olan ben miyim? Hayir, gayet de benim. O halde ne diye eve getiriyorsun? Basta niyetim bu degildi aslinda. Anlatayim.
Iki-uc hafta once, balikli olmamasi gereken mezokozmlarda her gidisimizde artan sayida ve buyuklukte balik yavrulari gozlemlemeye basladik. Pazar gunu, olagan gol ziyaretlerimizden birinde, ben yine merakima yenik dustum ve cikardigimiz yavrularin hangi ture ait oldugunu ogrenme istegiyle yanip tutusarak 1-2 tane numune almak istedim. Tabi kepceleri mezokozma salladikca tut babam tut, cikan baliklarin ardi arkasi kesilmiyor. Benim bu deneye dair son umutlarim da geometrik olarak azalmaktaydi bu arada. Neyse, ben deyim 20, siz deyin 30 tane "balikcik"i aldim yarim litrelik su siseme. Cok kizgindim, ve bir o kadar da umutsuz...
Golden ciktiktan sonra elimdeki pet siseye bakip bakip icimden kufrediyorum. Kocaman gol dururken ne isiniz var lan, g.t kadar mezokozma giriyorsunuz? Disarda cok guzel bir hayat sizi bekliyor diyoruz, icerde kalmak icin bu israr niye? Bir yandan da bu hayvanciklarin nerden gelmis olabilecegine dair olasiliklar icimi kemiriyor: Attigimiz bitkilerin uzerinde balik yumurtasi mi vardi? Yoksa mezokozmlarda yirtik mi var? Neea, "yan ciz" bir kizginlik aninda gelip mezokozmlari manipule mi etmis?! O kizginlikla siseyi cilginca sallayarak, yavrulara ilk lodos firtinasi deneyimlerini yasatiyorum. Garip bir haz esliginde, siritan agzimdan su sozler dokuluyor: Siz misiniz lan arazime izinsiz giren, benimle dans edilmeyecegini gostericem size *nihahahahhh* ...
Laba gelince, aptallasmis baliklari genis bir kaba almam tavsiye edildi. Dondurma kabina alinca birden gozume sevimli gorunmeye basladi keratalar. Oldurmeye de kiyamadim. Iyi, dedim, kendi kendilerine olene kadar yasamalarina izin vereyim bari. Sonra... Sonra bu sabah araziye gitmeden bir goz attim, dun hakkin rahmetine kavusanlar ortaligi biraz kokutmaya baslamis ama digerlerinin keyfi yerinde. Golden taze su getirdim, aksam sularini degistirdim. Lab ahalisini rahatsiz etmemek icin oluleri lavaboya iade edip kalan saglari kaptim getirdim eve. Ortaokul yillarimda besledigim lepisteslerden kalma fanusa aldim rahat etsinler diye. Alan genisleyince fildir fildir gezinmeye basladilar. Alg ve daphnia'larla paylastiklari mikrokozmlarinda keyifleri yerinde gorunuyor simdilik. Yarin golden bolca Dapnia getirip onlara bir ziyafet cekecegim.
Yanlis saymadiysam 20 tane balik yavrusu var artik evimde. Bir kisminin susak, bir kisminin da gumus oldugunu iddia ediyorum. Eger boy atacak kadar uzun yasarlarsa, tahminlerimde yanilip yanilmadigimi hep beraber gorecegiz. Kadife hala favorim olsa da, saka maka sevmeye basladim keratalari. Buyuk asklar nefretle baslar hesabi... :)
ece - balik ciftlikleriyle ilgilenen (tuba, kendimizi boyle nitelendirince kiziyordun ama gordugun gibi su anda en onemli isimiz bu oldu hehehehh)
Diyeceksiniz ki, golde zaten surekli bunlarin olusuyle dirisiyle hasir nesir olan ben miyim? Hayir, gayet de benim. O halde ne diye eve getiriyorsun? Basta niyetim bu degildi aslinda. Anlatayim.
Iki-uc hafta once, balikli olmamasi gereken mezokozmlarda her gidisimizde artan sayida ve buyuklukte balik yavrulari gozlemlemeye basladik. Pazar gunu, olagan gol ziyaretlerimizden birinde, ben yine merakima yenik dustum ve cikardigimiz yavrularin hangi ture ait oldugunu ogrenme istegiyle yanip tutusarak 1-2 tane numune almak istedim. Tabi kepceleri mezokozma salladikca tut babam tut, cikan baliklarin ardi arkasi kesilmiyor. Benim bu deneye dair son umutlarim da geometrik olarak azalmaktaydi bu arada. Neyse, ben deyim 20, siz deyin 30 tane "balikcik"i aldim yarim litrelik su siseme. Cok kizgindim, ve bir o kadar da umutsuz...
Golden ciktiktan sonra elimdeki pet siseye bakip bakip icimden kufrediyorum. Kocaman gol dururken ne isiniz var lan, g.t kadar mezokozma giriyorsunuz? Disarda cok guzel bir hayat sizi bekliyor diyoruz, icerde kalmak icin bu israr niye? Bir yandan da bu hayvanciklarin nerden gelmis olabilecegine dair olasiliklar icimi kemiriyor: Attigimiz bitkilerin uzerinde balik yumurtasi mi vardi? Yoksa mezokozmlarda yirtik mi var? Neea, "yan ciz" bir kizginlik aninda gelip mezokozmlari manipule mi etmis?! O kizginlikla siseyi cilginca sallayarak, yavrulara ilk lodos firtinasi deneyimlerini yasatiyorum. Garip bir haz esliginde, siritan agzimdan su sozler dokuluyor: Siz misiniz lan arazime izinsiz giren, benimle dans edilmeyecegini gostericem size *nihahahahhh* ...
Laba gelince, aptallasmis baliklari genis bir kaba almam tavsiye edildi. Dondurma kabina alinca birden gozume sevimli gorunmeye basladi keratalar. Oldurmeye de kiyamadim. Iyi, dedim, kendi kendilerine olene kadar yasamalarina izin vereyim bari. Sonra... Sonra bu sabah araziye gitmeden bir goz attim, dun hakkin rahmetine kavusanlar ortaligi biraz kokutmaya baslamis ama digerlerinin keyfi yerinde. Golden taze su getirdim, aksam sularini degistirdim. Lab ahalisini rahatsiz etmemek icin oluleri lavaboya iade edip kalan saglari kaptim getirdim eve. Ortaokul yillarimda besledigim lepisteslerden kalma fanusa aldim rahat etsinler diye. Alan genisleyince fildir fildir gezinmeye basladilar. Alg ve daphnia'larla paylastiklari mikrokozmlarinda keyifleri yerinde gorunuyor simdilik. Yarin golden bolca Dapnia getirip onlara bir ziyafet cekecegim.
Yanlis saymadiysam 20 tane balik yavrusu var artik evimde. Bir kisminin susak, bir kisminin da gumus oldugunu iddia ediyorum. Eger boy atacak kadar uzun yasarlarsa, tahminlerimde yanilip yanilmadigimi hep beraber gorecegiz. Kadife hala favorim olsa da, saka maka sevmeye basladim keratalari. Buyuk asklar nefretle baslar hesabi... :)
ece - balik ciftlikleriyle ilgilenen (tuba, kendimizi boyle nitelendirince kiziyordun ama gordugun gibi su anda en onemli isimiz bu oldu hehehehh)
19 Haziran 2009 Cuma
faideli bilgiler
Bugun ne ilginc bir gundur ki, hem gol havasi almadik, hem de aksam uzeri oldukca erken sayilabilecek bir saatte kendimizi labdan disari atmistik. Tabii bunun acisi yarin cikacak ya neyse, simdi bunu dusunup keyfimizi kacirmayalim.
Faideli bir bilgi veresim geldi, bu sebeple rahatsizlik veriyorum gece gece. Sebeb-i labdan erken kacisimizi aciklamak isterim. Sanmayin ki Clara(1)'larin Eymir donusu hemen suzulup kafayi bulmalari gerekiyor. Filtreleri nizami sekilde katlayip (2) tuplere yerlestirdikten sonra buzluga atmaniz, gecenin geri kalani icin baska planlar yapabilmenize olanak verir. Ancaaak, unutmayin ki bugun yapilmayan her is yarin icin yapilmasi gereken fazladan bir is demektir. Kaytarmadan once iyi dusunun: "gercekten" bunu yapmali miyim? Bu sorunun yanitini verirken en onemli etken, gecenin ilerleyen saatlerinde ne yapmayi planladiginiz DEGIL, spektro(3)'yla ne zaman hasir nesir olmayi planladiginizdir. Bizim deneyde spektroya maruz kalmasi gereken 27(ornek)*3(replika/ornek) adet, yani toplamda 81 tupumuz oldugu icin bir hayli zaman aliyor mesela. Bu yuzden dun naptik? Filtreleri dolaba attik. Bugun naptik? Tupleri oda sicakliginda bir sure beklettikten sonra Clara'larla bir guzel demlendik. Sayilari cok ama neyse ki 10 ml etanol ile kafayi buluyorlar. Onlari serin bir ortamda demlenmeye birakip ben yine kosarak (hazir Cigdem de gelmisken) uzaklastim. Yarin uzun bir gun olacak...
Bu bilgiyi size Arda vermez (4), bu kiyagimi unutmayin. Anca Meryem Hoca'dan bu bilgiyi koparabilirsiniz, o da iyi gunundeyse ve gecenin 4'lerine kadar kakara kikiri labda bu islerle ugrastiginizi kuslar kendisine iletmisse ve o da halinize acimissa... Kuslar dedigim, muhtemelen kresin oralarda bir agaci kendine mesken tutmus ishak kusu olup, biz labda calisirken kah oter (aman ne hos bir otustur o), kah susar ve uyur. Ama ben hala alisamadim, sesini kestigi zaman basina birsey geldi saniyorum, endiseleniyorum bir an.
Bir baska faideli bilgi ile devam edelim. Golde yipranan (bkz. foto) ellere ne yapmali? Bastan soyleyeyim, elleriniz Tuba'ninkiler kadar hassassa isiniz zor, ama imkansiz degil. Paraniz coksa ve azcik da "tam bir tuketici"yseniz, hemen Norvec formullu bir el kremi (5) satin alip gunde en az iki kez ellere tatbik ediyorsunuz. Diger cozum secenekleri icin elleri limonla ovabilir, annenizin vazelin kutusuna dadanabilir, veyahut da sabah programlarinda verilen envai cesit tarifi uygulayabilirsiniz. Ellerdeki lugol (6) lekeleri icin calismalarimiz suruyor. Su an en mantiklisi az su (bahaneyle, sudakiayakizim.org) ve sabunla elleri sik sik yikamak. Sacmalamayin, kezzap neyin cozum olmaz, bilakis cozum gerektiren baska isler acar basiniza.

Faideli bilgilere bir yenisi ekleniyor: SS (7) icin suzdugunuz filtreleri etuv(8)'e koyup ooylece arkanizi donup gitmeyin. Yoksa ertesi gun geldiginizde yeniden calistirilmis, ya da calismasi yarida kesilmis bir etuvle karsilasabilirsiniz. Lab ahalisini bilgilendirici bir not yazip etuvun kapagina yapistirin, "efenim biz etuve SS koyduk, saat su an x, saat x+12'de icerdekileri tahliye edecegiz. imza: mezokozm kardesligi" seklinde. Sonra "vay efendim, niye filtrelerimizi bidi bidi..." diye soylenmeyin. Notu yazdiginiz halde karmasa olursa da lab ahalisinin iyi niyetinden kaynaklanmaktadir, gereksiz yere ortami germeyin, akilli olun. Bu noktada yine bir faideli bilgi vermek istiyorum. Kulaklarinizi dort acin, hayatiniz boyunca lazim olacak size. "Sevelim, sevilelim. Dunya kimseye kalmaz." (Yunus Emre, circa 1200)
Aklimda bir dolu faideli bilgi ve oneri var ama uyumaya da zaman kalsin diyerek bunlari bir sonraki yazima erteliyorum. En iyi yaptigim sey de bu zaten, ertelemek.
ece
(1) Jargona alismaniz zaman alabilir, ancak umudunuzu yitirmeyin. Hepsini bir anda ogrenmek bunyelere agir gelebileceginden, ara ara boyle metin aralarina sikistirarak sizi yabanci sozcuklerle tanistirmayi dusunuyorum. Clara=chl-a'ya yazarin verdigi isim; bir nevi teshis sanati. Ortaokul yahut lise biyoloji derslerini animsayin; bitkiler, fotosentez, klorofil pigmenti, felan filan. Yeterli olmustur zannimca. Olmadiysa google'layin, bir tikla dunya ellerinizin altinda!
(2) Nizami katlama sekli "standard methods"da anlatilmamaktadir, bu nedenle gorece bir kavramdir. Misal, bana gore nizami sekil ice dogru katlamadir. Bu yuzden de artik filtre katlama ve tuplere koyma gorevi bana verilmemektedir. Bu, ayri bir yazinin konusu olabilecek tartismali bir mevzu oldugundan, kafanizda bir soru isareti birakarak burada bir uc nokta koymayi uygun buluyorum...
(3) Spektro=spektrofotometre. Chl-a'dan tutun da, fosfata kadar bircok analizde kullanilan, farkli dalga boylarinda "absorbance" olcen, sahane bir alet. Bizdekini TUBITAK hibe etmis, eksik olmasinlar...
(4) Yeri gelmisken bir guzellik daha yapayim, Arda'nin size vermeyecegi bir bilgi daha vereyim: Eymir periyodik orneklemesi icin Mete'nin hantal kayigina mecbur degilsiniz. Evet, yanlis duymadiniz! Eger bozuk degilse Opti'nin motorunu kullanarak hem zamandan kazanirsiniz, hem de na bu kadar kurekleri cekmekten kurtularak enerjinizi bos yere harcamamis olursunuz. Bu satirlari yazarken, soguk ve ruzgarli bir bahar gunu iskeleye yanasmak icin Tuba'nin 20 dakika kadar ruzgara karsi kurek cekisini gozumun onune getiriyor, yuzumde aci bir gulusle ic cekiyorum. Opti'nin motoru bozuksa yapacak birsey yok tabii, ama emin olun Ece bozmamistir. Aksini iddia edenler yalancidir, "camur at, izi kalsin" politikasiyla kahramanimizi yipratmaya calismaktadir. Benzin mi kopuruyormus? Yok caniiiim!
(5) Reklam yapmak gibi olmasin, guya Norvecli balikcilarin kullandigi Neutrogena markali kremdir bu. Etkili olup olmadigini muhabirimiz Tuba Eymir'den bildiriyor (azz sonraaa).
(6) Pek bilimsel bir yaklasim olmasa da, wikipedia'ya baglanti veriyorum: http://en.wikipedia.org/wiki/Lugol%27s_iodine . Eksisozluk'te ise "biyolojik deneylerde kullanilan, zehir etkisinden oturu, vucutla temasi sakincali olan iyot icerikli solusyon/cozelti/boyasi" (olmayanaergi, 2003) tanimi yapilmis. "Zehir etkisi" kismi beni dusunduruyor: mezokozm sana canim feda ama su genc yasimda deger mi?
(7) "Schutzstaffel" ile ilgisi olmayip, yalnizca "suspended solid" anlami tasimaktadir. Meali, "askida kati madde".
(8) Bir nevi firin. Nuve diyen de vardir bu alete. Tipki evindeki firin gibi sicakligini, suresini ayarla, sonra birak isini yapsin. Yalniz bu firinin kapagi cam degil, muhtemelen kek pisirmek icin kullanamama nedenimiz de bu, yani kabarip kabarmadigini goremememiz. Biliyorsunuz, kek piserken kapagi acarsaniz soner, bi b.ka benzemez cok afedersiniz. Elimden bu sekil hicbir is gelmedigini sananlara duyurulur, bilgimle doverim sizi.
Faideli bir bilgi veresim geldi, bu sebeple rahatsizlik veriyorum gece gece. Sebeb-i labdan erken kacisimizi aciklamak isterim. Sanmayin ki Clara(1)'larin Eymir donusu hemen suzulup kafayi bulmalari gerekiyor. Filtreleri nizami sekilde katlayip (2) tuplere yerlestirdikten sonra buzluga atmaniz, gecenin geri kalani icin baska planlar yapabilmenize olanak verir. Ancaaak, unutmayin ki bugun yapilmayan her is yarin icin yapilmasi gereken fazladan bir is demektir. Kaytarmadan once iyi dusunun: "gercekten" bunu yapmali miyim? Bu sorunun yanitini verirken en onemli etken, gecenin ilerleyen saatlerinde ne yapmayi planladiginiz DEGIL, spektro(3)'yla ne zaman hasir nesir olmayi planladiginizdir. Bizim deneyde spektroya maruz kalmasi gereken 27(ornek)*3(replika/ornek) adet, yani toplamda 81 tupumuz oldugu icin bir hayli zaman aliyor mesela. Bu yuzden dun naptik? Filtreleri dolaba attik. Bugun naptik? Tupleri oda sicakliginda bir sure beklettikten sonra Clara'larla bir guzel demlendik. Sayilari cok ama neyse ki 10 ml etanol ile kafayi buluyorlar. Onlari serin bir ortamda demlenmeye birakip ben yine kosarak (hazir Cigdem de gelmisken) uzaklastim. Yarin uzun bir gun olacak...
Bu bilgiyi size Arda vermez (4), bu kiyagimi unutmayin. Anca Meryem Hoca'dan bu bilgiyi koparabilirsiniz, o da iyi gunundeyse ve gecenin 4'lerine kadar kakara kikiri labda bu islerle ugrastiginizi kuslar kendisine iletmisse ve o da halinize acimissa... Kuslar dedigim, muhtemelen kresin oralarda bir agaci kendine mesken tutmus ishak kusu olup, biz labda calisirken kah oter (aman ne hos bir otustur o), kah susar ve uyur. Ama ben hala alisamadim, sesini kestigi zaman basina birsey geldi saniyorum, endiseleniyorum bir an.
Bir baska faideli bilgi ile devam edelim. Golde yipranan (bkz. foto) ellere ne yapmali? Bastan soyleyeyim, elleriniz Tuba'ninkiler kadar hassassa isiniz zor, ama imkansiz degil. Paraniz coksa ve azcik da "tam bir tuketici"yseniz, hemen Norvec formullu bir el kremi (5) satin alip gunde en az iki kez ellere tatbik ediyorsunuz. Diger cozum secenekleri icin elleri limonla ovabilir, annenizin vazelin kutusuna dadanabilir, veyahut da sabah programlarinda verilen envai cesit tarifi uygulayabilirsiniz. Ellerdeki lugol (6) lekeleri icin calismalarimiz suruyor. Su an en mantiklisi az su (bahaneyle, sudakiayakizim.org) ve sabunla elleri sik sik yikamak. Sacmalamayin, kezzap neyin cozum olmaz, bilakis cozum gerektiren baska isler acar basiniza.
Faideli bilgilere bir yenisi ekleniyor: SS (7) icin suzdugunuz filtreleri etuv(8)'e koyup ooylece arkanizi donup gitmeyin. Yoksa ertesi gun geldiginizde yeniden calistirilmis, ya da calismasi yarida kesilmis bir etuvle karsilasabilirsiniz. Lab ahalisini bilgilendirici bir not yazip etuvun kapagina yapistirin, "efenim biz etuve SS koyduk, saat su an x, saat x+12'de icerdekileri tahliye edecegiz. imza: mezokozm kardesligi" seklinde. Sonra "vay efendim, niye filtrelerimizi bidi bidi..." diye soylenmeyin. Notu yazdiginiz halde karmasa olursa da lab ahalisinin iyi niyetinden kaynaklanmaktadir, gereksiz yere ortami germeyin, akilli olun. Bu noktada yine bir faideli bilgi vermek istiyorum. Kulaklarinizi dort acin, hayatiniz boyunca lazim olacak size. "Sevelim, sevilelim. Dunya kimseye kalmaz." (Yunus Emre, circa 1200)
Aklimda bir dolu faideli bilgi ve oneri var ama uyumaya da zaman kalsin diyerek bunlari bir sonraki yazima erteliyorum. En iyi yaptigim sey de bu zaten, ertelemek.
ece
(1) Jargona alismaniz zaman alabilir, ancak umudunuzu yitirmeyin. Hepsini bir anda ogrenmek bunyelere agir gelebileceginden, ara ara boyle metin aralarina sikistirarak sizi yabanci sozcuklerle tanistirmayi dusunuyorum. Clara=chl-a'ya yazarin verdigi isim; bir nevi teshis sanati. Ortaokul yahut lise biyoloji derslerini animsayin; bitkiler, fotosentez, klorofil pigmenti, felan filan. Yeterli olmustur zannimca. Olmadiysa google'layin, bir tikla dunya ellerinizin altinda!
(2) Nizami katlama sekli "standard methods"da anlatilmamaktadir, bu nedenle gorece bir kavramdir. Misal, bana gore nizami sekil ice dogru katlamadir. Bu yuzden de artik filtre katlama ve tuplere koyma gorevi bana verilmemektedir. Bu, ayri bir yazinin konusu olabilecek tartismali bir mevzu oldugundan, kafanizda bir soru isareti birakarak burada bir uc nokta koymayi uygun buluyorum...
(3) Spektro=spektrofotometre. Chl-a'dan tutun da, fosfata kadar bircok analizde kullanilan, farkli dalga boylarinda "absorbance" olcen, sahane bir alet. Bizdekini TUBITAK hibe etmis, eksik olmasinlar...
(4) Yeri gelmisken bir guzellik daha yapayim, Arda'nin size vermeyecegi bir bilgi daha vereyim: Eymir periyodik orneklemesi icin Mete'nin hantal kayigina mecbur degilsiniz. Evet, yanlis duymadiniz! Eger bozuk degilse Opti'nin motorunu kullanarak hem zamandan kazanirsiniz, hem de na bu kadar kurekleri cekmekten kurtularak enerjinizi bos yere harcamamis olursunuz. Bu satirlari yazarken, soguk ve ruzgarli bir bahar gunu iskeleye yanasmak icin Tuba'nin 20 dakika kadar ruzgara karsi kurek cekisini gozumun onune getiriyor, yuzumde aci bir gulusle ic cekiyorum. Opti'nin motoru bozuksa yapacak birsey yok tabii, ama emin olun Ece bozmamistir. Aksini iddia edenler yalancidir, "camur at, izi kalsin" politikasiyla kahramanimizi yipratmaya calismaktadir. Benzin mi kopuruyormus? Yok caniiiim!
(5) Reklam yapmak gibi olmasin, guya Norvecli balikcilarin kullandigi Neutrogena markali kremdir bu. Etkili olup olmadigini muhabirimiz Tuba Eymir'den bildiriyor (azz sonraaa).
(6) Pek bilimsel bir yaklasim olmasa da, wikipedia'ya baglanti veriyorum: http://en.wikipedia.org/wiki/Lugol%27s_iodine . Eksisozluk'te ise "biyolojik deneylerde kullanilan, zehir etkisinden oturu, vucutla temasi sakincali olan iyot icerikli solusyon/cozelti/boyasi" (olmayanaergi, 2003) tanimi yapilmis. "Zehir etkisi" kismi beni dusunduruyor: mezokozm sana canim feda ama su genc yasimda deger mi?
(7) "Schutzstaffel" ile ilgisi olmayip, yalnizca "suspended solid" anlami tasimaktadir. Meali, "askida kati madde".
(8) Bir nevi firin. Nuve diyen de vardir bu alete. Tipki evindeki firin gibi sicakligini, suresini ayarla, sonra birak isini yapsin. Yalniz bu firinin kapagi cam degil, muhtemelen kek pisirmek icin kullanamama nedenimiz de bu, yani kabarip kabarmadigini goremememiz. Biliyorsunuz, kek piserken kapagi acarsaniz soner, bi b.ka benzemez cok afedersiniz. Elimden bu sekil hicbir is gelmedigini sananlara duyurulur, bilgimle doverim sizi.
16 Haziran 2009 Salı
Guzel bir gun mezokozm icin !!!
Sevgili Teoman iyi demis, gercekten bugun mezokozm icin iyi bir gun sayilabilirdi. Gunes tepemizde bizimle saklambac oynarken, bir yandan da ruzgar sag-sol kroselerle bizi yokluyordu. Bir de kurekcilerin antrenmanlarini sabaha almalari gunun en buyuk surpriziydi ! Neyse bu gereksiz ayrintilarla okuyucuyu bogmayalim. Bu blogdaki en buyuk amac mezokozm yapacak genc beyinlere az da olsa bir fayda saglayabilmek, gelecek nesillere mezokozm sevgisi asilayabilmektir. Bunun icin oncellikle her mezokozmcuya fayda saglayabilecek 10 temel kurali vermek istiyorum:
1- Mezokozm gonul isidir; ona her zaman sevgiyle yaklasmak gerekir.
2- Mezokozm`suz bir hayat pek tabii dusunulebilir ama hayat onsuz asla `ayni` olmazdi.
3- Mezokozm terimine turkce bir karsilik olarak `orta dunya` terimini onermekteyim, bunun yayilmasi icin katkilarinizi bekliyorum.
4- Mezokozm aslinda kisinin `aynasi`dir.
5- Secchi; sizin onu gordugunuz kadardir.
6- Bir mezokozmda perfitonlar adeta bi peri kizi olarak zuhur ederler (Saraoglu, Eymir, 2009).
7- Baliklarda sosyal davranislar gelismistir, halay cektiklerine bile sahit olunmustur.
8- Mezokozma dusen yilan aga bile sarilabilir !
9- Romantizm her zaman realizm karsinda ezilmek durumundadir.
10-Hayatta en hakiki mursit mezokozmdur !!!
tuba
1- Mezokozm gonul isidir; ona her zaman sevgiyle yaklasmak gerekir.
2- Mezokozm`suz bir hayat pek tabii dusunulebilir ama hayat onsuz asla `ayni` olmazdi.
3- Mezokozm terimine turkce bir karsilik olarak `orta dunya` terimini onermekteyim, bunun yayilmasi icin katkilarinizi bekliyorum.
4- Mezokozm aslinda kisinin `aynasi`dir.
5- Secchi; sizin onu gordugunuz kadardir.
6- Bir mezokozmda perfitonlar adeta bi peri kizi olarak zuhur ederler (Saraoglu, Eymir, 2009).
7- Baliklarda sosyal davranislar gelismistir, halay cektiklerine bile sahit olunmustur.
8- Mezokozma dusen yilan aga bile sarilabilir !
9- Romantizm her zaman realizm karsinda ezilmek durumundadir.
10-Hayatta en hakiki mursit mezokozmdur !!!
tuba
15 Haziran 2009 Pazartesi
Sevgili mezokozm meraklisi,
Gunes yanigi yuzumuzde yorgun ama sen bir ifadeyle, Norvec balikcisi ellerimizle selamliyoruz seni! Bu aralar arazi olmaktan, gun boyu tepemizden eksilmeyen gunesi iliklerimize kadar hissedip, ayni gunun gecesinde gec saatlere kadar - hanimeli kokulari esliginde, hastasiyem! - lab rutinine kendimizi koyuvermekten yazmaya derman kalmiyor bunyelerde. Haliyle, uzayip giden "yapilacaklar listesi"ne bir kalem daha ekleniveriyor: mezokozm gunluklerini aksatma!
Efenim, amacimiz hem biraz yazip cizip icimizi dokmek, hem de taze beyinlere mezokozm sevgisi asilamak. Kahramanlarimiz karsilastiklari guclukleri ve bu gucluklerle her defasinda nasil basa cikip mutlu sona (!) ulastiklarini genc bunyelerle paylassin ki, yasadiklari bezginligi - ve laf aramizda zaman zaman kapildiklari umutsuzlugu - genc bunyeler yasamasin; biz cok cektik, bari onlar rahat etsin!
An itibariyle ogreniyorum ki, bugun gole bir kurban vermisiz. Kahramanlarimizdan biri, son gunlerde vahsi ruzgarlar ve gok gurultulu saganak yagislarla hepimizi iyiden iyiye endiselendiren gokyuzu tanrilarina cep telefonunu adak olarak sunmus. Tanrilari memnun edip edemedigimizi bekleyip gorecegiz...
Son olarak diyorum ki, I LOVE MESOCOSM! (Tisortler pek yakinda raflardaki yerini aliyor. Bayinizden israrla isteyiniz.)
ece
Gunes yanigi yuzumuzde yorgun ama sen bir ifadeyle, Norvec balikcisi ellerimizle selamliyoruz seni! Bu aralar arazi olmaktan, gun boyu tepemizden eksilmeyen gunesi iliklerimize kadar hissedip, ayni gunun gecesinde gec saatlere kadar - hanimeli kokulari esliginde, hastasiyem! - lab rutinine kendimizi koyuvermekten yazmaya derman kalmiyor bunyelerde. Haliyle, uzayip giden "yapilacaklar listesi"ne bir kalem daha ekleniveriyor: mezokozm gunluklerini aksatma!
Efenim, amacimiz hem biraz yazip cizip icimizi dokmek, hem de taze beyinlere mezokozm sevgisi asilamak. Kahramanlarimiz karsilastiklari guclukleri ve bu gucluklerle her defasinda nasil basa cikip mutlu sona (!) ulastiklarini genc bunyelerle paylassin ki, yasadiklari bezginligi - ve laf aramizda zaman zaman kapildiklari umutsuzlugu - genc bunyeler yasamasin; biz cok cektik, bari onlar rahat etsin!
An itibariyle ogreniyorum ki, bugun gole bir kurban vermisiz. Kahramanlarimizdan biri, son gunlerde vahsi ruzgarlar ve gok gurultulu saganak yagislarla hepimizi iyiden iyiye endiselendiren gokyuzu tanrilarina cep telefonunu adak olarak sunmus. Tanrilari memnun edip edemedigimizi bekleyip gorecegiz...
Son olarak diyorum ki, I LOVE MESOCOSM! (Tisortler pek yakinda raflardaki yerini aliyor. Bayinizden israrla isteyiniz.)
ece
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)